26 Ocak 2014 Pazar

Kısa ve Öz


Asla kopamayacağını sandığın kaç kişiden koptun? ''Bir daha kimseye güvenmem!'' demenle başlayan kaç ilişkide bulundun? Kaç arkadaşına fazla tolerans gösterip üzerinde tepinmesine şahit oldun? Kaç kişinin seni kullanmasına göz yumdun?

Ben hepsini yaşadım, yaşıyorum. Yaptığım tek şey, sessizce uzaktan izlemek. Bu filmde baş roldeyim, her şeye üzülecek halim yok! Hakkıyla oynamak için, yaşamak için bir gözünün kapalı, bir kulağının tıkalı olması gerek. Yaptığım hiçbir şeyden pişman olmadım, olamadım. En rezil günümün gecesinde, başımı yastığa gömdüğümde ''iyi ki olmuş!'' dedim; ''iyi ki olmuş!''. İyi, kötü olan her şeyin; güzelin ve çirkinin bir sebebi olduğuna inananlardanım. Yaşadığım her şeyden ders çıkaran bir Polyanna'yım! 



Klişedir; herkes güvenen, herkesin yardımcı meleği, arkadaş grupları arasında ''birleşim noktası'' denilen ve ilk konuşmada samimi olunan o kız benim. Hayat boyu kimseden nefret edemedim, ''nefret ediyorum!'' diyemedim. Hiç beklemeden sevebilirim fakat nefret edebilmem içinse bir ömür geçmesi gerek. Değişemedim, huylu huyundan vazgeçmez. Bu benim, bu benim benliğim.

''Ayı yavrusunu severken boğarmış misali'' midir bilmem fakat kuşkusuz ki fazla tolerans göstermek karşıdakinin ne yapacağını şaşırmasına yol açan bir eylem. Çevrem İstiklal Caddesi gibi! Her çeşit insanla karşılaşıyorum, kimiyle çarpışıyorum kimiyle tanışıyorum. Sonra kendimi başta buluyorum, yaşananlar boşaymış gibi.. Tanıdığım insanlarla tanışmaya devam ediyorum.

Ama biliyorum ki her gecenin bir sabahı var, biliyorum ki kaybederek çoğalırsın. Çekip giden, rest çeken kimseye ses çıkarmadım, biliyorum ki tilkinin dönüp dolaşıp geleceği yer kürkçü dükkanı. Bu düşünceyle sustuğum, boşverdiğim istisnasız her ayrılık; giden her arkadaş sözün hakkını verdi! Hepsinin bir geri dönüşü oldu.

Geçen zamandaysa.. 
beni üzen tek şey yokluğuna üzülmediğim, boşuna hayatımdaymış meğer dost dediklerim.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder